4 Mayıs 2012 - 19:30

Suriye, iç savaşa doğru sürüklenirken bu ülkeye Haçlı müdahalesini isteyen o kadar çok Müslüman var ki, insan bu zavallıları gördükçe insanlığından utanıyor. Şeyh Adnan Arur da bunlardan biri.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Şeyh Adnan Arur, Hamalı. Sakallı cübbeli, elinde tespih, Suriyeli Müslümanlara İslamı anlatmış bugüne kadar. Şimdilerde muhaliflerin safında. Muhalif ordunun oluşmasında hayli katkısı oldu. İnsanları muhalif güçlerin safına çağırdı. Silahlanmalarında rol aldı.

Suriye’de zaman zaman halkı tekbir eylemelerine davet ediyor. Onun söylediği gün ve saatte evlerinin çatısına çıkan Suriyeli muhalifler “Allahu Ekber!” diye bağırarak tekbir eylemine katılıyorlar.

Sakallı, cübbeli tespihli, tekbirli; “daha ne olsun böyle mübarek “şeyhler” var muhaliflerin safında” diyenleriniz olacaktır.

Ama bu Şeyh Efendinin başka bir misyonu da var: NATO’yu yani “Haçlı ordusunu” Suriye’ye müdahaleye çağırmak. Sık sık Visal ve Safa televizyonuna çıkan Şeyh Efendi son katıldığı programda tam bir NATO aşığı olarak konuştu. Suriyelilere seslenerek “NATO Suriye’ye müdahale etmelidir. Suriye halkı, bombardımanla (NATO’nun hava operasyonu) sonuçlansa da bu zalimi durdurmak için her türlü yolun kullanılmasını istemektedir. Biz, dinimizi çok iyi biliyoruz. Biz, Suriye halkının hakkını biliyoruz. Biz, ülkemizin güvenliğini hainlerden daha iyi biliyoruz” diye konuştu.

Şeyh Adnan Efendi hızını alamadı ve NATO’nun Libya’ya müdahalesini örnek verdi:

“Bab el Aziziye dışında Trablus’ta sadece 7 binanın yıkıldı. NATO’nun Libya’da kullandığı “akıllı” bombalar, sadece hedef alınan noktalara zarar verdi. NATO’nun Suriye’ye hava operasyonu düzenlemesi halinde halk çok fazla zarar görmeyecektir.”

Şeyh Efendi ağzından salyalar akarak gavur ordusu Suriye’ye girsin, gavur uçakları Suriye’yi bombalasın diye adeta yalvarıyor. Gavurun akıllı bombaları Suriye semalarından yağsın diye dua ediyor. Ondan sonra da “biz dinimiz çok iyi biliyoruz” demeyi ihmal etmiyor. O din, hangi dinse. İslam dininde gavurla ittifak yaparak Müslümanların üzerine bomba yağdırmaya izin veren ne bir ayet ne bir hadis var. Ama bunlar “NATO’nun dinine” bağlı oldukları için İslamiyet’i de rahatlıkla kullanıyorlar.

Şeyh Efendi konuşmasına şöyle devem ediyor: “Hatta Libyalılar bana dedi ki: Biz, yıkılan binanın hemen yanında duruyorduk ve NATO’nun füze saldırısını izliyorduk. Misrata’da da sadece Trablus ve Bingazi caddelerindeki binalar zarar gördü. Bunun dışında insanlar zarar görmedi. Eğer Suriye için Arap Birliği’nin müdahalesi söz konusu değilse halk NATO’yu istiyor. Kim karşı çıkarsa çıksın ben de halkın bu isteğini istiyorum. Benim görevim, halkın sesini yükseltmek. Ben, halkıma şahitlik ediyor ve sözlerini yükseltiyorum. Eğer Arap Birliği, halkın bu isteğini gerçekleştirmekten acizse NATO ya da NATO’nun dışındakilere merhaba.”

Yabancı askerlere merhaba diyen Şeyh Adnan Efendi’den sonra sunucu Muhammed Hazim, “Halk, ne istiyor bakalım” diyor ve Humus’un el Vaar bölgesinde İsyancıların düzenlediği gösteriyi yayınlıyor. Gösteride, Suriyeli isyancılar “Halk, NATO’yu İstiyor, “Bize de gel Ey NATO” şeklinde slogan atıyorlar.

Önlerindeki Şeyh Efendi’den aldıkları destekle “Bize de gel Ey NATO, bizi de bombala ey NATO”, diye bağıran histerik kalabalıkların, sarıklı cüppeli hocaların ve de siyasetçilerin bizde de çok örneği var.

Suriye’ye özgürlük isteyen Arapların sokaklara dökülüp “Ne olursun gel ey NATO!” diye yalvarır hale getirilmeleri “dini ve din adamını kullanan İngiliz emperyalizminin” aslında çok başarılı olduğunu gösteriyor.

Önemli not: Suriye halkı, Şeyh Adnan Arur’a “Fitne Şeyhi” adını taktı!

Muharrem Bayraktar

http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12001480/bize-de-gel-ey-nato/muharrem-bayraktar